... var - Turc Anglais Dictionnaire

... var

Sens de "... var" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 1 résultat(s)

Turc Anglais
General
... var have v.

Sens de "... var" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
var olmak exist v.
var olan substantial adj.
General
var possessions n.
var olmama nonexistence n.
dünyada var olan şey terrestrial n.
var olduğunu farzetme presupposition n.
var olma existing n.
fiilen var olandan fazla konaklama yeri satma uygulaması overbooking n.
eski var olandan örnek alınarak yapılan (benzer) pastiche n.
bir arada var olma coexistence n.
önceden var olma preexistence n.
var olma ens n.
var olma corporeity n.
var olma nedeni raison d'etre n.
var olma nedeni raison d'etre n.
bedenen var olma corporeity n.
var olmama nonentity n.
var olma availability n.
daima var olma durumu sempiternity n.
var olmama nonbeing n.
var olmayış inexistence n.
var olma inhesion n.
var olmama non-existence n.
ne var ne yoksa all n.
var olma hakkı right to exist n.
var olma savaşı struggle for existence n.
var olma mücadelesi struggle for existence n.
yaradılıştan var olan kusur inherent defect n.
doğuştan var olan kusur inherent defect n.
tak tak kim var orda şakası knock knock joke n.
nesi var oyunu i spy n.
bedenen var olma corporeity n.
gerçekten var olan concrete n.
var olma corporeity n.
önceden var olma pre-existence n.
var olmama non-being n.
var olan ikincil veriler derlenerek gerçekleştirilen araştırma desk research n.
elimde ne var oyunu handy-dandy n.
"rüzgâr" ve "su" anlamına gelen, doğada var olan yaşam enerjisini, yaşanılan mekânlarda harekete geçirme yöntemlerini gösteren eski bir çin öğretisi feng shui n.
var olma savaşı battle for existence n.
her yerde var olma ubiquitous presence n.
yediye on var ten to seven n.
var olma nedeni raison dĕtre n.
yeniden var olma re-creation n.
yeniden var etme re-establishment n.
yeniden var eden kimse reestablisher n.
yeniden var etme reestablishment n.
sadece ismen var olan şey name n.
ismen var olup gerçekte mevcut olmayan kişi/nesne nominal n.
var olmayan yer nowhere n.
yeni var olmuş new-sprung n.
yakın zamanda var olmuş new-sprung n.
var oluş thing n.
deneyimden bağımsız olarak insan zihninde gerçek bilginin var olabileceğini savunan kimse apriorist n.
isa'nın her an her yerde var olduğuna inanan, lüteriyen kilisesi mensubu kimse ubiquitist n.
isa'nın her an her yerde var olduğu inancı ubiquitism n.
her yerde var olma ubiquitariness n.
var olmama unbeing n.
kendi kendine var olma uncreatedness n.
yaratılmadan var olma uncreatedness n.
var olmama unessence n.
evrenden önce var olduğuna inanılan düzensiz ve biçimsiz madde matter [obsolete] n.
daha önce görülmemiş olup var olduğu varsayılan yaratık hypothetical creature n.
var olma koşulu mode n.
var olma durumu mode n.
var olma durumu modification n.
var olma koşulu modification n.
var olma hali modification n.
aslında var olmayıp hatayla kullanılan kelime ghost word n.
kaynakçada listelenip aslında var olmayan yayın ghost n.
aslında var olmayıp hatayla kullanılan kelime ghost name n.
var olan her şeyin düşünceye bağlandığı sanat akımı idealism n.
(gazete, kitap, televizyon, sinema) internet öncesinde var olan medya old media n.
var olunan alan compass n.
başka bir şeyin içinde var olma inbeing n.
var olmaya başlama incipiency n.
birbiriyle bağlantılı şekilde birbiriyle var olma concomitancy n.
birlikte var olma concomitancy n.
çok sayıda şeytanın var olduğu inancı polydiabolism n.
isa'nın bedeni ve kanının komünyondaki ekmek ve şarabın özüyle aynı anda var olduğu öğretisini benimsemiş kimse consubstantialist n.
doğal olarak var olma inhesion n.
şu anda var olan şey is n.
tüm biçimlerde var olan şey pantamorph n.
birlikte var olan, aynı ya da benzer şeylerden oluşan grup platoon n.
sonra da var olma postexistence n.
elde var olanlar potluck n.
birlikte var olma coinherence n.
maddi var oluş corporature n.
binbir musibet sonrası yeniden var olan şey phenix n.
önceden var olma preexistency [obsolete] n.
öz ile var olma durumu self-life [obsolete] n.
öz ile var olma durumu self-existence n.
kendini yeniden var etme self-renewal n.
önceden var olma prevenience n.
öncesinde var olma prevenance n.
var olan şeye özgü metafiziksel durum subsistence n.
var olan şey subsistent n.
var olan şey substantial n.
görünürde var olma superficiality n.
evrimsel mücadelede sağ kalmak üzere var olan gelecekteki insan superman n.
gelecekte var olacak insan superman n.
var olanın üzerine tohum ekme supersemination [obsolete] n.
var olma existence n.
ortaklaşa var olma symbiosis n.
birey olarak var olma individuation n.
önceden var olmak preexist v.
bir şeyin aslında var olmak be inherent in something v.
var gücüyle çalışmak pull out all the stops v.
var olmak come into being v.
var etmek generate v.
var olmak subsist v.
var gücüyle hareket ettirmek manhandle v.
var olmak consist v.
var olduğunu farz etmek presuppose v.
var olmak be v.
var oluşuna dayanmak presuppose v.
var etmek create v.
var olmak be there v.
yoktan var etmek make something out of nothing v.
var olanla idare etmek make shift v.
var kuvvetiyle hareket ettirmek manhandle v.
var etmek call into being v.
var gücüyle götürmek manhandle v.
var gücüyle çekmek manhandle v.
armutun sapı üzümün çöpü var demek find a fault in everything v.
bir arada var olmak coexist v.
var gücüyle taşımak manhandle v.
var olmak obtain v.
var olmak exist v.
var olmak appear v.
daha önce var olmak pre-exist v.
yoktan var etmek create out of nothing v.
var olmaya başlamak come to life v.
var olmaya başlamak come into being v.
var olmaya başlamak come into existence v.
aynı koşulların var olduğunu kabul etmek would assume the same conditions v.
var olmak be in existence v.
var olmak endure v.
aynı anda var olmak coexist v.
var olmak come into existence v.
-mekte/-makta fayda var be good to v.
var olma mücadelesi vermek fight for survival v.
var olma mücadelesi vermek struggle to survive v.
var olma mücadelesi vermek strive to survive v.
daha önce var olmak preexist v.
önceden var olmak pre-exist v.
kan var mı yok mu diye çarşaflara bakmak inspect the bedsheets to see if there was any blood v.
var olan yetkiyi geri almak deauthorise v.
var olan yetkiyi geri almak deauthorize v.
var olanla idare etmek make do v.